Uzun zamandır “kızlar zirvesi keşif” temalı bir Aladağlar faaliyeti düzenlemek istiyorduk. Nihayet 5 kişilik ekibimizle DKSK zirvesini yapmak niyetiyle araştırmaya başladık. Elimizdeki çeşitli Aladağlar rehber kitaplarında DKSK için detaylı bilgi bulamamıştık, daha çok ,sıkı bir dağ yürüyüşü fakat kolay çıkılması nedeniyle de popüler olduğu gibi bilgiler yer alıyordu. Çeşitli faaliyet raporlarında da genelde trans faaliyetlerinde araya kaynamış bir rota vaziyetinde olduğundan ya da doğru ve detaylı bilgiye ulaşamadığımızdan sıkı bir keşif yolculuğuna kendimizi hazırlamıştık. 05-06.08 Ağustos 2017 faaliyetimizi raporlayarak, çok fazla goygoy yapmadan, DKSK hakkında detay bilgi arayanlara faydalı olabilmeyi umuyoruz. Faaliyet raporumuzun devamında, yazar çizer Ayşegül “ben”olarak adlandırılacaktır.

Burada fazla vakit kaybetmeden kamp yükümüzü 2 adet katıra bırakarak 13:05 gibi yürüyüşümüze başladık. Karayalak vadisinden kapıya ulaşana kadar geçtiğimiz yol hiç bitmeyecek gibiydi, nihayet 14:30 gibi kapıya ulaşıp atıştırma molası verdik. Mola taşını geçip dik bir patikadan sola doğru ilerleyerek 16:30’da Çelikbuyduran’a vardık ve yemek molası verdik. Burada küçük bir su kaynağı var, sularımızı tazeledik ve biraz dinlendikten sonra tekrar yola koyulduk.

Kısa bir yükselişin ardından nihayet inişe geçmiştik ki bu vesileyle birazcık goygoy yaparak ve fotoğraf çekerek ilerledik. Yedigöller kamp alanına vardığımızda saat 19:15 olmuştu. 6 saatlik yürüyüşün ardından oldukça yorgunduk ve çadırımız için yer belirlemeye çalışıyorduk. Sky Trail ekibinin ikram ettiği çaylarla biraz kendimize gelip, tekrar harekete geçtik. Yedigöller kamp alanı çok kalabalıktı, ilk hedefimiz olan Latırkırı mevkiini aramak için de çok geç olmuştu. Hava kararmak üzereyken, Yedigöller kamp alanının hemen karşısındaki küçük tepenin ardındaki düzlüğe ilerleyerek kampımızı burada kurduk.

20:00 sıralarında yerleşmiş, yemek hazırlığına başlamıştık. Bizim çadırda, 5 hatun voltranı oluşturup harika bir sofrayla keyif yaptık. Bu sırada gökyüzü giderek kararıyor, gök gürültüleri ile soframızı şenlendiriyordu. Pek aldırış etmeden altın vuruşu da Demet’in sürpriziyle sağda göreceğiniz şekilde yaptık; (cici bebe+puding) ve 22:00 itibariyle uyku moduna geçtik.
Sabah 04:00’de uyandık fakat hava zifiki karanlıktı. Yolu bilmediğimizden havanın aydınlanmasını bekledik. Kahvaltı ve hazırlığımızı tamamladıktan sonra 05:30’da yürüyüşe başladık. Hava da akşamki kara bulutlardan eser kalmamış, pırıl pırıl olmuştu.

Kamp alanımızın karşısındaki tepeye doğru çıkıp sola doğru ilerledik. Yürüyüşümüz esnasında göller sol tarafımızda kalmıştı(Sağımızda kalmalıydı,böylelikle babaları görüp klasik patikaya ulaşabilirdik). Planladığımız gibi Latır Kırı mevkiini bulup oraya kamp atamadığımız için elimizdeki tek rehber fotoğraftan ve Aladağlar haritasından  ilerlemek de pek kolay olmuyordu. Bakınız harita bilgisi, görsel hafıza, şans topu ve 6. hislerin devreye girişini betimlediğimiz fotoğraf. ↓

Rotayı bulmaya çalışırken hiçbir baba ile karşılaşmadık(çünkü yanlış yoldaydık). Bir süre yürüdükten sonra  DKSK kuzeydoğu yüzü ile karşı karşıya geldik(kuzey batı yüzüne ulaşmalıydık). Sola doğru yönelerek slab kayalardan biraz tırmanarak haritada göreceğiniz kırmızı hattan adsız zirveye doğru yükselmeye başladık. Asıl patikaya ramak kala yapmış olduğumuz bu hamle ile kendimize güzel bir macera yaratmış olduk. Zira yer yer 45⁰ eğimle yükselirken çarşak zemin ayağımızın altından akıp gidiyordu.  Arada batonlarımızı bırakıp minik kaya tırmanışı etkinlikleri de gerçekleştirmiş olduk. Burada emin adımlarla, dikkatle ilerlerken, yaklaşık 3 kez zirveye ulaştığımızı sanıp hızlı sevinç-hüzün geçişleriyle duygusal zirvelere eriştik. Ve nihayetinde 09:00 itibariyle kızlar zirveye ulaştı ve 20 dakika kadar beni beklediler. Yarım saatlik molamızda karnımızı doyurup, şahane manzaranın tadını çıkardık. Ve tabii ki birkaç fotoğraf, video. Bakınız:çocuklar gibi şendik 🙂

Üstteki fotoğrafta görünen Süner tepe sırt hattını sağımıza aldığımızda aşağı doğru dümdüz akıp giden patika ortadaydı ve bu patikadan ilerlerken boynu bükük babalara nihayet rastlamaya başladık, üzerlerine kat çıkarak yürümeye devam ettik ve  gölleri solumuzda bırakarak 10:30-11:00 civarı kamp alanımıza geri döndük. Hızlıca kampımızı toplayıp çantalarımızı sırtlanarak 12:00’de dönüş yoluna koyulduk. Tabi bu sırada dinlenmeye, bir sıcak çay, kahve içmeye de vaktimiz kalmamıştı. 17:00’deki otogar yönündeki son dolmuşa yetişmek üzere 15:00’de Salim Abi ile buluşmamız gerekiyordu.

Çelikbuydurana kadar bolca yokuşlu uzun bir yürüyüş gerçekleştirdik. Tabi keşif sebebiyle çıkış yaptığımız farklı rota da bizi oldukça yormuştu ki hiç dinlenemeden devam etmemiz benim için +psikolojik bir zirveye daha erişme imkanı verdi. Çelikbuyduranda kısa bir dinlenme molası vererek devam ettik ve 16:00’da Gelincik Kayalara ulaşabildik. Uçarak gerçekleştirdiğimiz traktör yolculuğumuzun ardından eve ulaştık, hızla toparlanıp, ayranımızı içip, kirazımı da yedikten sonra  17:30’da köye ulaşan dolmuşa rahatça yetiştik ve 19:30’daki İstanbul otobüsümüze yerleşip mışıl mışıl yolculuğumuzu gerçekleştirdik.

SONUÇ:
1-Öncelikle böyle bir faaliyete 3 gün ayırmak gerek. Bir yere yetişme derdi olmadan DKSK-Sünertepe-Okşar zirveleri peş peşe rahatlıkla yapılabilirdi. Zirve yürüyüşü ile dönüş yürüyüşümüz molalar hariç yaklaşık 10 saat sürdü, bu da ciddi bir yorgunluk sebebi oldu. Bu koşuşturmaca sırasında sıcak birşeyler içmeye vaktimiz olmadı. Enerjilik atıştırmalıklar almayı da ben atladım, öyle ki tuvalet molası bile veremedim yetişememe korkusundan:D
Sonuç: Korkunun ecele faydası yok, zaman en fevkalade ilaç, zamana yayalım
2-Çok popüler olmayan rotalarla ilgili bilgi yetersizliği var, bunu kolaylaştırabilecek en iyi yöntem bol bol fotoğraf incelemek. Google earth ve kaya detaylarını içeren fotoğraflar, biraz görsel hafızanız varsa çok faydalı. Faaliyet raporlarının bazıları detay bilgiden çok yeme,içme,eğlence detayları içerdiğinden kullanışsız hale gelebiliyor.
Sonuç: Raporlarda aşırı derecede goygoy yapmayalım, net bilgi candır gerisi heyecan, detayları yayalım.
3-DKSK Tunç Fındık’ın kitabında da belirttiği gibi “kolay ulaşılabilir,sıkı bir dağ yürüyüşü”. Latır Kırı’na kamp atmış olsak karşımızda duran belirgin rotadan kolayca çıkıp inebilirdik ama Yedigöller kamp alanından başlamak bence daha keyifli.
Sonuç: Hatasız kul olmaz, dersimizi alıp doğru yolu bulalım.Buradaki doğru yol: kamp alanını arkanıza, dağ evini sağınıza aldığınızda güney batı yönündeki küçük tepeye ilerleyin, burayı geçip yolun solundan ilerleyerek, göller sağınızda kalacak şekilde yine güney batı yönünde babaları takip ederek düz patikaya ulaşabilirsiniz. Kesin bilgi, yayalım.
Ekip: Ayşegül, Demet, Derya, Gamze, Günay
Fotoğraflar: @ayshoizm ve @yolcu_passenger