Bu aralar edebi gündemimizde ne ilginçtir ki aşk var. Gerçi gündem dışı kaldığına pek rastladığımız da söylenemez.  Zira tüm şarkılar onu söyler; giriş-gelişme-sonuç bölümleri hep onunla başlar ve biter. Heyecan, umut, huzur, mutluluk, şaşkınlık, acı, hüzün, gözyaşı vb tüm karmaşık duygular onunla coşar. Gözünüzün alabildiğince aşk kokan insanlarla doludur sokaklar. Hatta dolup dolup taşarlar. Sanırsın ki onunla yatıp kalkıyor tüm insanlar. Taa ki arada ben gibi birkaç çıkıntı belirip aşkın varlığını reddedene kadar. Ben ki aksine inandıracak birine rastlamadım bugüne kadar. Çünkü dillerde hep o bayat nağmeler, yüzlerde hep o yapmacık ifade, tüm replikler zaten ezbere. Peki ya aşka eşlik eden saygı nerede? Neden çoğu aşk aldatmalarla sarsılıyor, sarsıldıkça yıkılıyor ve ayrılıklarla son buluyor… Neden evlenme oranı gittikçe azalırken boşanma oranı son 10 yılda % 80’leri buldu… Gözümüz hep dışarıda olacaksa, “Ya daha iyisi çıkarsa” gibi endişeler yakamızı bırakmayacaksa neden başlanır bir ilişkiye… İnsanoğlunun doyumsuzluğu hiç mi tükenmez ki tek eşliliği bir türlü benimseyemez… Hem nedir bu aşkın sözlük anlamı? Sözde “Tutkuyla sevmek” gibi bir anlama geldiğini düşünürsek bu tutku sonsuza dek sabitlenmiş midir birine karşı, hiç mi geçmez? Yoksa Schopenhour’ın deyimine göre “Cinsel bir sevgi” midir aşk? Öyleyse Adriana Lima’ya duyulan aşk varken hangi eş akılların, gönüllerin sultanı olabilir ki…  Ya da bilimsel bir yaklaşımla aşka kimyasal hormon alışverişi dersek, bu hormonların daldan dala atlamayacağının var mıdır garantisi? Ha bir de aşk kelimesinin bir anlamı da sarmaşık demekmiş bir yerde rastlamıştım. Şöyle bir örnekle açıklıyordu hatta; “Nasıl ki bir sarmaşık bir ağacı çepeçevre sarıp, onun dış dünya ile ilişkisini keser ve sardığı ağacı bir süre sonra kurutursa, aşk da sardığı kişiyi çevresinden koparır ve bir süre sonra o ağaç gibi kurutur”. Bu örneklemeye bakacak olursak zaten aklı olan aşktan uzak durmalı 🙂 Gerçi bu işin en çetin tarafı da senin keyfine bakmıyor olması.  Aşk seni bulacak olduktan sonra fikrini soracak kadar kibar olmuyor. Bir gün benim de fikrimi sormadan gelecek olursa başım üstünde yeri var tabii ki, gelene git demek olmaz :p O zaman böyle atıp tutmaya devam eder miyim izleyip görelim. Şimdilik aşkın, gözünüzü kör etmeden başınızı döndürmeye devam etmesini diliyorum. Her canlı bunun ne demek olduğunu tadıp öğrenmeli, varsayımlarla bir yere kadar…